Naylondan korkularımıza karşı gerçek hayatta mücadele için!

Bu internet günlüğündeki bütün yazılar gelişme halindeki metinlerdir; sürümün güncellenip güncellenmediğini sondaki harften takip edilebilir.
Aktiongruppe Banat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aktiongruppe Banat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2012 Salı

Nobel Ödüllü Bir Yazarın Bir Faşist Olarak Portresi (sürüm 06M12a)


Bu metin 2009 yılında yazılmış ve gazete sayfasına uygun olarak daha kısa biçimi yayınlanmıştı. Kopyala-yapıştır yalanların çığ gibi büyüdüğü alçaklıklar çağında, yine de bir kayıt düşme ihtiyacı hissettim.

Hiçkimse “çevirinin” gündelik hayattaki yerinin yeterince farkında değil zira en sıradan kitap tanıtımı yazısında bile “yazarın edebi dilinin ne kadar akıcı olduğu” bahis konusu edilir de o dilin aslında Türkçe'de çevirmen tarafından yaratıldığı kimsenin aklına gelmez. Öyle ya, aslı var zaten, çeviri dediğin de bir sözlüğün yanında uygulanacak bir matematik formülü; bunun bir de gevşek bir ağızla ifade ediliş biçimi var: “Yazar yazmış işte, çevirmen ne yapıyor ki?”
Çevirmenin ne yaptığına dair meraklısına pek çok kaynak bulunabilir ama sanırım çeviri hakkında bu kadar fikir sahibi olanlar o makalelere ulaşma zahmetine katlanmayacaktır, bu zahmete katlanacak olanlar da “Yabancı dil bilmek çeviri yapmak için yeter” kalıplarını ne kadar kırabilir bilemiyorum. “Çocukluğumda atari salonlarında uçak-helikopter simülasyonu oyunları oynardım, hazır işsiz kalmışken gidip biraz THY'de pilotluk yapayım da para kazanayım” cümlesini sarfedecek olanlara biraz “üşütük” gözüyle bakılması mümkünken “İngilizcem var kitap çevireyim bari” cümlesi normal karşılanır.
 “İletişim çağında” sahte gerçeklikler üretmenin belli bir kurumsal mekanizmasını, bu mekanizmanın ürünlerini tam da arzu edilen biçimde alımlayacak şekilde “eğitim sisteminden” mezun edilen bireyler tamamlıyor. Geçenlerde saygıdeğer bir çevirmen arkadaşım Japonya'daki gözlemlerini anlatırken şunu söyledi; “Japon gençlerin çoğunluğu, ülkelerinin İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD tarafından işgal edilmiş olduğunu bilmiyor.” Evet mekanizma her yerde alımlayıcılarıyla aynı işliyor ve öncelikle çeviriden başlamalıyım. Nobel Ödülünün resmi sitesindeki ifade elbette bizde Türkçe “çevirisiyle” yer alacak, ancak bu kadarıyla yetinmek olmaz, bir de “diliçi çeviri” kavramından yola çıkarak bu sahte gerçeklik üretimi mekanizmasının dişlilerinin tanımlanabileceği bir iletişim çöplüğünün de taslağını çizmek gerekecek. Bu kısa yolculukta elimizde önce tek bir cümle var: Nobel Ödülünün veriliş gerekçesi.(1) Şu halde adım adım gidelim.